doktorlariz.biz logosu
Kayıtlı sağlık kurumu : 10.125
Toplam makale sayısı : 3299 | Çok Arananlar

Her çarpıntıda ‘kriz paniği’ gereksiz

Her çarpıntıda ‘kriz paniği’ gereksiz çarpıntı, kalp uzmanına başvuran hastaların en sık belirttikleri yakınmalardan. çoğunlukla altında yatan neden zararsız olmakla birlikte, yaşamı tehdit eden ritim problemleri de çarpıntıya yol açabiliyor

Kalbin rahatsızlık verecek ölçüde hızlı ve güçlü olarak attığının fark edilmesi çarpıntı olarak tanımlanıyor. özellikle sinirli ya da heyecanlı bir anda veya yoğun egzersiz sırasında bir iki saniye süreyle çarpıntı hissetmek normal. Ancak altta yatan başka ciddi bir neden var mı; şikayet uzun sürdüğünde mutlaka yanıtlanması gereken bir soru.

BASİT TETKİKLER YETERLİ
Avrasya Hospital’dan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Celal Gölgeci, nedensiz yere oluşan çarpıntılarda kalp doktoruna görünmek gerektiğini söyleyerek “Hastaların bir çoğunda çarpıntı nedenini belirlemeye yönelik araştırmalar basit bir şekilde yapılır. Ayrıntılı öykü alma, muayene ve EKG, temel tanı yöntemleridir. Sadece bunlarla olguların üçte birinde tanıya gitmek mümkün olabilir. Kalan olgularda ayaktan takip gerekebilir. Daha ayrıntılı testler de gerekebilir” diyor.

DüZENSİZ OLANI DAHA TEHLİKELİ

çarpıntının ortaya çıkış biçimi, eşlik eden yakınmalar, hastanın yaşı, süresi ve biçimi önem taşıyor. Aynı zamanda çarpıntıya eşlik eden şikayetlerin (özellikle bayılma nöbetleri) dikkatle araştırılması gerekiyor. Dr. Gölgeci, örneğin çocukluğundan beri ataklar halinde seyreden düzenli kalp atımlı çarpıntılar tanımlayan bir kişide iyi huylu taşikardi olasılığının yüksek olduğuna değiniyor ve “Atriyal fibrilasyon gibi düzensiz atımlı ve nispeten tehlikeli çarpıntılar, genellikle daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Nadiren görülen doğumsal bir kalp hastalığı olan uzun QT sendromu ise ilk olarak ergenlik çağlarında ortaya çıkabilir” diye konuşuyor.

KALP PİLİ gerekebilir

çarpıntıların tedavisi temelde altta yatan hastalığın nedenine ve türüne göre planlanıyor. Dr. Gölgeli, bu konuda da şu bilgileri veriyor: örneğin panik atak olan bir hasta psikiyatri ilaçları ve psikoterapi ile tedavi edilebilirse şikayetleri de kalmayacaktır. Kalbin hızlı çarpmasına sebep olan yukarıda sayılan elektriksel ileti yolu bozukluklarının, hastayı çok rahatsız etmediği sürece ille de tedavi edilmesi gerekli değildir. çarpıntının nedeni adrenalin fazlalığı ise ilaçlar çok yararlı olur. Kalp rahatsızlığı kökenli çarpıntılar içinse yoğun araştırmalar sonucu bulunmuş, birçok etkili ilaç vardır.

KARARI DOKTOR VERMELİ

Bunlar kalp yetmezliğini belirli bir stabiliteye kavuşturan ve aritmilerin oluşmasını engelleyen ilaçlardır. İleri kalp yetmezliği olan hastalarda ve aritmilerin önlenmesinde kalp ilaçlarının yetersiz geldiği durumlarda ve özellikle hayati tehlike arz eden ritim problemlerinde özel pillerin takılması gerekebilir. çarpıntı yakınması olan hastalar mutlaka bir kalp doktoruna gitmeli. Gerekli muayene ve tetkiklerden sonra çarpıntının önemli olup olmadığına doktor karar vermelidir. Kişinin kendi kendine yorum yapması ya da eş dost tavsiyesiyle hareket etmesi; bazen tehlikeli hatalara yol açabilir.

Depresyon bile sebep olabilir

Kalbe ritmini şaşırtan rahatsızlık, çarpıntının nedenleri arasında psikolojik olanlar başı çekiyor

Avrasya Hospital’dan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Celal Gölgeci’ye göre çarpıntının pek çok sebebi var. Bunların başında psikiyatrik sebepler geliyor. Diğerlerini ise şu şekilde sıralıyor: Psikiyatrik sebepler arasında panik atak, yaygın anksiyete (kaygı) bozukluğu, somatizayon ve depresyon sayılabilir. çarpıntı ile gelen bir hastada korku ve panik birlikte olduğu zaman hangisinin daha önce ortaya çıktığını ayırmak bazen güç olabilir. Dolayısıyla aritmi tanısı dışlanmadan psikiyatrik bozukluk tanısı konmamalıdır.

HASARLI KALP KASINDA ALARM

Kalp damarlarında bir daralma ya da tıkanmanın olduğu iskemik kalp hastalığı, özellikle de kalp kası bir kalp kriziyle hasar görmüşse, çarpıntı yapabilir. Damarların normal olduğu fakat kalp kasını etkileyen hastalıklarda da (kardiyomiyopati) çarpıntılar görülebilir. Karıncıklardan (ventrikül) kaynaklanan çarpıntılar daha tehlikelidir; kalp kaslarında daha önceden hasar meydana gelen hastalarda bu türe daha sık rastlanmaktadır.

HORMONSAL SEBEPLER

Kalp krizi geçirmiş hastalarda krizin tahrip ettiği kalp bölgesinde ciddi hayati tehlike arz eden ritim problemleri, kasın beslenme bozukluğuna bağlı gelişebilmektedir. çarpıntı bazen de hormon bozukluklarından kaynaklanır. örneğin şeker hastalarında kan şekeri düşüklükleri veya aşırı çalışan bir guatr veya ender görülen bir böbreküstü bezi tümörü de salgıladığı adrenalin ile egzersizde kalp ritmini hızlandırdığı için, çarpıntıya neden olurlar.

Hafif egzersizde oluyorsa ŞüPHELENMELİ

Hafif bir egzersiz sonrasında bile ortaya çıkan çarpıntının akla kalp yetmezliği, kansızlık (anemi) veya guatr hastalıklarını getirmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Celal Gölgeci, çarpıntıların başka bir kalp sorunu olmaksızın, kalbin elektriksel sistemiyle ilgili olmasının da mümkün olabileceğini söylüyor. Dr. Gölgeli, “çarpıntı varlığında EKG, taşikardinin kalbin hangi bölgesinden kaynaklandığını ve tehlike derecesini görmek açısından bize çok önemli   bilgiler verir. Elektriksel sorunun kaynağı da uygulanacak tedaviye karar vermek için önemlidir. Hastaların bir çoğunda aritmi anında  EKG ile kayıt almak mümkün olmayabilir. Bu nedenle izleme teknikleri, (örneğin 24 saat boyunca kalp atımlarını kayıt altına aldığımız holter monitorizasyonu) çok önemlidir.


Benim makalem (Bu nedir?)
| 37832 okunma | 2010-05-25
Bu konu ile ilgili doktora danış Facebook'ta paylaş Google'da paylaş Digg'te paylaş delicious içinde paylaş twitter içinde paylaş Favorilere Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır



Yorum yapmak ister misiniz?
Yorum Yapan : Misafir
0 Yorum Yapilmis

 
 
 


facebook AppDoktorlariz i takip et


Doktorlariz.biz/com sitesindeki içerikler geneldir, kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için doğrudan kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin özel sağlık durumunuz için kullanılamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez