3.BODRUM NÖRALTERAPİ GÜNLERİ
Bu üçüncüsü, yine Bodrumdayız, yazı uğurlar gibi, 57 kişilik, Türk Nöralterapi kadrosu.
Eşlerimiz, çocuklarımızla, 2008 Ağustosunun son haftası, 3 gün dolu dolu, Nöralterapi soluduk, Nöralterapi yedik, Nöralterapi içtik. Herkes halinden memnundu. Nöralterapi kimseye dokunmadı. Ancak otelin yemekleri için aynı şeyi söyleyemem. Benim kızlarım Mihriban Bahar ve Lale, Bodrumdan döndükten sonra rahatsızlandılar. Bu konuyu organizatörümüz Dr.Tijen Acarkan ın dikkatlerine sunuyorum. Otel seçimi en meşakkatli iştir. En ufak aksaklıkta millet yakana yapışır. Çok memnun kalınca da çok azı teşekkür eder. Ama Tijen bu konuda gördüğüm en mükemmel organizatördür. Arz olunur. Not: Bakınız: Greifswald semineri Mayıs.2008)
Bu yıl benim için farklı bir Bodrum Nöralterapi Günleriydi. Sebebini katılan arkadaşlar bilecektir. Bana tam 4 saat katlanmak zorunda kaldılar. Daha önce Nöralterapi 3-4. kurslarda ilk defa eğitmen olarak katılmıştım. Hocamız Sn.Hüseyin Nazlıkul un takdirini kazanmışım ki Bodrumda, konunun Lokomotor sistem olması nedeniyle de olsa gerek; bana 4 saatlik veya 4 konuyu kapsayan bir sunum şansı verildi. Aranızda olmak ve karşınızda konuşmak, pratik uygulamalarda birlikte tartışmak benim için memnuniyet vericiydi. Umarım sizler için de öyle olmuştur. Ayrıca sevgili arkadaşım Dr. Özkan da benimle aynı kaderi paylaştı. Bu elbette bizim için daha fazla okumak, çalışmak ve zaman ayırmak anlamına geliyor.
Aramıza katılan Çapa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ABD Başkanı Prof. Dr. Cihan Aksoy un sunumu mükemmeldi. Hoca nın varlığı, ilgisi, mütevaziliği, sempatik tavırları ve duruşu bize güç kattı. Bu yıl Prof Dr Kadir Kaya yoktu. Yokluğunu hissetmedim desem yalan olurdu. Dr.Pelin Çizmeci nin, hocanın yokluğunu hissettirmemek için harcadığı çabayı bahsetmeden geçmek olmazdı.
Eskişehir de yaşayan; Denizli deki çocuklarının yanına gelen yaşlı bir hastam, yaptığım işlemden memnun olmuş ki, bana” Doktor bey evladım sizden çok memnun kaldım. Ne kadar iyi bir doktorsunuz. Aynı Benim doktorum Necdet Bey gibi dedi.
Teyze senin doktorun Necdet in Soyadı Atalık mı? Dahiliye hekimi değil mi? diye tereddüt etmeden sordum. Hasta şaşırdı. -Evet tanıyormusun dedi. –Tabii o benim arkadaşım dedim.
Demek biz nöralterapistler zamanla birbirimize benzeyen, mutasyona uğrayan ve sonuçta belirli bir tavrı, duruşu, yaklaşımı olan insanlarız. Ne mutlu bize.
Dr.Gürsel Velidedeoğlu nun manuel tıp uygulamalarını görmek isterdim. Ayrı gruplarda olduğumuzdan mecburen göremedim. Dr.Şahin Tunalı her zamanki arkadaş canlılığı, dost bakışlarıyla hep benim sempati duyduğum bir insan olmuştur. Yeni arkadaşların enerjisi merakı. Dr.Sibel Özgül ün merakı sadece telefonlarında değil, tüm toplantı boyunca takdire şayandı.
Dr.Demet Erdoğan la eşleştirildik, aynı masada pratik uygulamalar yaptık. Bu da en büyük şansımdı. Dr.Demet Erdoğan la çalışmak müthiş güven verici. Bir ara yanımdan uzaklaştığını hissettiğimde, yaptığım girişim konusunda tereddütte düştüğümü fark ettim. Ama onun yanı başımda arkadaşların sorularını cevapladığını fark edince rahatladım. Varlığı huzur veren insanlar vardır ya…
Evet en son ismini anacağım kişi elbette ki Hocamız, arkadaşımız, dostumuz, önderimiz P.D. Dr.Hüseyin Nazlıkul. Ona ne denebilir ki, onun için söylenecek her söz söylendi. Kimi çılgın bu adam dedi. Ne işin var Almanya dan gelip tek başına bu işlere soyunuyorsun, diyenler oldu. Biraz yol alınca , - Ne var biz de yaparız diyenler oldu. Kıskananlar oldu. Özenenler oldu, yerenler oldu. Övenler oldu. Anlayanlar oldu, anlamayanlar oldu. Ama o her zaman ki enerjik, zeki, pratik, derhal hedefe odaklanabilen tavrıyla hep yoluna devam etti. Nöralterapi yi ülkemiz de bir yere getirdi. Evet Hüseyin “ Beni izlemeye devam edin “diyorsun ya Teşekkürler. Her şey için. İyi ki varsın.
| 1370 okunma | 2009-03-30