BAŞARILI BİR KONGRENİN ARDINDAN
Çok kongreye katıldım şimdiye kadar (sizler gibi) ve geçmiş iş tecrübemde de çok kongre düzenledik (sanıyormuşum) ancak kongre düzenlemenin nasıl bir emek olduğunu; yapılacak ne çok kalem ve hiç görülmeyen nice detay olduğunu; bunların hepsinin çok zaman öncesinden görülüp hazırlanması için nasıl bir ekip çalışması gerektiğini III. Uluslararası katılımlı Nöralterapi Kongresi’nde öğrendim.

Nöralterapi ile Mayıs 2006’da yapılan birinci kongrede tanışmıştım ben. İkinci kongre muhteşemdi ve üçüncü kongreye ne çok zaman var derken iki yıl çabucak geçti. Ne çok şey hayata geçti iki senede; Türk Nöralterapistlerinin sayısı 400’ü geçti; ne çok eğitim verdi yine Hüseyin Nazlıkul, 2 sempozyum yaşadık hep beraber, üniversitede dersler verilmeye başlandı; ilk Nöralterapi kitabı çıktı; dergimiz BARNAT’ın 5 sayısı daha (toplamda 10 sayı) çıktı, sayısız makaleler, internet siteleri, televizyon programları, röportajlar, katıldığımız başka Tamamlayıcı Tıp kongreleri... Hocamız Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul önderliğinde Türkiye’de Tamamlayıcı Tıp Tarihinin birer parçası olmaya devam ettik hep beraber; Kendisine minnettarız.
Hani bir şey çok güzel olunca, “Daha iyisi nasıl olur?” diye düşünürüz ya, işte nöralterapi sempozyum ve kongrelerinin her birinden sonra böyle düşünüyorum. Ama hep daha iyisi oluyor bir sonraki organizasyon, gerek bilimsel anlamda, gerek organizasyon anlamında gerek katılımcı sayısı ve ilgisi anlamında…
Uluslararası platformda nöralterapi alanında çok başarılı 10 bilim adamı; Dr. Hans Barop; Prof. Dr. Jürgen Giebel; Dr. Roswita Bergsmann; Dr. Wolfgang Ortner; Doç. Dr. Férdéric von Orelli; Dr. Helmut Lietzer; Doç. Dr. Dr. Petja Piehler; Dr. med. dent Gerasimos Papathanasiou; Dr. İmke Plischko, Doç. Dr. med. Stefan Weinschenk, Prof. Dr. Dr. Hüseyin Nazlıkul’un düzenlediği bu kongrede üç gün boyunca bizlerle birlikteydi. En genci en az 15 senedir nöralterapi uyguluyor olmalarına rağmen hepsinin gözlerindeki ışık, konuşmalarındaki heyecan ve workshoplarındaki öğretme arzusu tüm bilim alemine örnek olacak düzeydeydi. Gerçekten görülmeye ve yaşanmaya değerdi.
Prof. Dr. Cihan Aksoy, Prof. Dr. Avni Babacan, Doç. Dr. Ülkü Türk Börü ve Op. Dr. Aybars Akkor gibi Türkiye’de nöralterapiye ve tamamlayıcı tıbba inanan, emek veren, kapılar açan hocalarımız da gücümüze güç kattılar.
Türkiye’de Nöralterapi’nin temellerin atıp da büyüten Hüseyin Nazlıkul’un dikkat ettiği en önemli nokta; yapılan her şeyin bilimsel platformda açıklanabilmesidir. Bir kongrenin de bilimsel zenginliğinin önemli göstergelerinden biridir sunulan posterler; biz de birbirinden zengin 17 poster sergiledik hep beraber. Tabi 44 sunum, 10 oturum, 9 workshopun yanısıra
Nöralterapi kongrelerinin diğer kongrelerden önemli bir diğer farkı da; ilk gün açılış konuşmasındaki katılım sayısı ile kapanış konuşmasındaki sayının ve baştan sona tüm oturumlardaki katılımcı sayısının aynı olmasıdır. Öğrenme arzusuyla dolu, sunumları bir kelimesini bile kaçırmak istemeden dinleyen bir gruptur ülkemizdeki nöralterapistler de…
Kongrenin sonunda yeni görevlerin verildiği, değerlendirmelerin ve bilgilendirmelerin yapıldığı, üç derneğin (Bilimsel Nöralterapi ve Regülasyon Derneği’nin (BNR), Bilimsel Akupunktur Derneği’nin (BAR) ve Tamamlayıcı Tıp ve Regülasyon Derneği’nin (BTR)) genel kurul toplantısını da büyük bir ahenk içinde gerçekleştirdik. Derneklerin genel kurullarında federasyon oluşturma kararı alındı. Yönetimde değişiklikler ve bayrak teslimleri oldu. Hocamız Hüseyin Nazlıkul, Nöralterapi Derneği’nin başkanlığına tekrar tam oyla seçildi. Akupunktur Derneği’nin başkanı Demet Erdoğan’ın başkanlığa tekrarda seçildi.
Bir sonraki kongreye kadar kurucusu olduğu Tamamlayıcı Tıp ve Regülasyon Derneğinin başkanlığına devam etmesinin istenmesine karşın, değerli hocamız Hüseyin Nazlıkul, tamamen sürpriz bir şekilde beni çok fazla onurlandırarak bayrağı bana teslim etti.
Her zaman söyler “Bayrak teslim edilmeli” ve bunu her fırsatta da hayata geçirir kendisi. Bir önceki genel kurulda Akupunktur Derneği’nin başkanlığını Demet Erdoğan’a bırakmıştı ve kendisi derneğin onursal başkanlığına getirilmişti; daha sonra BARNAT dergisinin editörlüğünü için de bayrağı teslim etmişti, bu görevi en çok hak eden sevgili Demet Erdoğan’a.
Bu genel kurulda da Tamamlayıcı Tıp ve Regülasyon Derneği’nin (BTR) başkanlığını düşünmediğini ve ancak benim bu görevi kabul etmem durumunda yönetimde yer alıp bana yardımcı olarak derneğin II. başkanı olarak tamamlayıcı tıbbı sağlam zeminlere oturmak adına gerekli olan tüm görevleri sırtlayacağını belirtti. Meslek yaşantımda, eğitim hayatımda bu kadar onurlandırıldığım başka bir anım olmamıştı şimdiye kadar. Bu görevimde de her zaman olduğu gibi hocamın belirdiği yolda yürüyeceğime hepinize söz veriyorum.
4-6 Haziran 2010 tarihinde düzenlenen III. uluslararası katılımlı Nöralterapi Kongresi’nde, Türkiye’ye nöralterapiyi öğreten Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul’un uluslararası bilim camiasındaki saygınlığını, bizlere verdiği emeğin büyüklüğünü, elimizde nasıl bir tedavi yöntemi olduğunu, her geçen gün güçlü ve sağlam adımlarla büyüyen bir ekip olduğumuzu bir kez daha görme fırsatını yaşadık. Katılan ve emeği geçen herkese ve her zaman olduğu gibi en çok hocamız Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul’a teşekkür ederim.
2012’deki kongrede görüşmek üzere…
Dr. Tijen ACARKAN
Tamamlayıcı Tıp ve Regülasyon Derneği Başkanı
BARNAT Tamamlayıcı Tıp Dergesi İmtiyaz Sahibi
www.tijenacarkan.com
tijenacarkan@yahoo.com
| 21163 okunma | 2010-07-22