doktorlariz.biz logosu
Kayıtlı sağlık kurumu : 10.125
Toplam makale sayısı : 3248 | Çok Arananlar

Bunlarda ilginizi çekebilir

  • Demir Eksikliği Anemisi
    Demir Eksikliğinin Nedeni Nedir? Belirtiler Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?...(7334 Okunma)
  • Bebeklerde Reflü
    Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ...(3386 Okunma)
  • Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar vermez
    Gebelik döneminde cinsellik konusunda bilgilenme ve bilgilendirme alış...(3269 Okunma)
  • Genç kadınlar 'Demir'den muzdarip
    Dünyada yaklaşık iki milyar kişide görülen demir eksikliği anemisi öze...(2111 Okunma)
  • Günde bir Aspirin aslında zararlı
    Avrupa Kardiyoloji Kongresi'ne sunulan araştırmaya göre, sağlıklı insa...(1819 Okunma)
  • Batı tarzı beslenme çok zararlı
    Batı tarzı beslenme kalp krizi riskini artırıyor. Peki Batı tarzı besl...(4010 Okunma)
  • Türk üzümü sağlığa zararlı mı?
    5 ülkeden Almanya’ya götürülen, 121 üzümü test etti. ...(3791 Okunma)

  • Bebeklerde demir eksikliği bağışıklık sistemine zarar veriyor

    Bebeklerde demir eksikliği bağışıklık sistemine zarar veriyor

    Bebeklerde demir eksikliği bağışıklık sistemine zarar veriyor

    Bebeklerin sağlıklı gelişimi genetik özellikleri yanında beslenme, temiz çevre, sosyal etkileşimler gibi dış etmenlere de bağlıdır. Fizik ve nöromotor gelişimin sağlanması ve enfeksiyonlara karşı vücudun direnci üzerinde beslenmenin önemli etkileri vardır. Yanlış beslenme sonucunda kansızlık, raşitizm, kabızlık, obezite, hiperkolesterolomi, damar sertliği, kanser ve şeker hastalığı, diş hastalıkları başta olmak üzere pek çok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınır.

    Değişen yaşam koşulları, farklı sosyoekonomik ve kültürel yapı beslenme alışkanlığında ve ortalama beslenme biçiminde değişikliklere sebep olmuştur. Sosyal ve ekonomik gelişimin önemli göstergelerinden birisi çocukların beslenme durumudur. Bebeklik ve çocukluk dönemi yapılan beslenme hataları öncelikle çocuğun fiziksel ya da zihinsel gelişimini etkileyebileceği gibi, uzun süreli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına da yol açabilir.

    özellikle gelişmekte olan ülkelerde, düşük gelir düzeylerine sahip bireylerde Fe, İyot, Vitamin A, çinko, Vitamin D eksikliği görülme olasılığı çok yüksektir. Demir, çinko ve Vitamin A eksikliklerinin tüm dünyada çocuk ölümlerinin 2 / 3’ ünün altta yatan nedeni olduğu bildirilmektedir.

    Demir eksikliği anemisi ülkemizde 0 – 6 yaş grubunun yaklaşık yarısında, okul çağı çocuklarının ise % 30’unda görülmektedir. Demir eksikliği organ ve hücrelerde ya da moleküler düzeyde görülebilir. Demir oksijen taşınması, depolanması, hücre büyümesi, çoğalmasında yaşam için vazgeçilmez bir elementtir. Toplam vücut demiri 3 - 4 gramdır. Hemen tamamı alyuvarlarda hemoglobin içinde bulunur, karaciğer en önemli demir deposudur. Diyetteki demirin %10’u emilir. Bu nedenle günlük diyette 8 – 10 gr demir alınması gerekir.

    Yenidoğan ve 3 aylık süt çocuğu dönemi en hızlı kitlesel büyüme dönemi olmasından dolayı, demir gereksiniminin en çok olduğu çağdır. Yenidoğan bebek yalnızca 250 mg demirle dünyaya gelir. Bu miktar onun ancak ilk 6 ay gereksinimlerini karşılayabilir ve bundan sonra dışarıdan demir alınmazsa demir eksikliği anemisi başlar. özellikle bitkisel kaynaklı besinlerin demir içerikleri 6 – 24 aylık dönemde bebeğin gereksinimlerini karşılayamaz. Hayvansal kökenli besinlerde, bitkisel besinlerdekine göre daha çok demir bulunur ve daha yüksek oranda emilir. Bazı bebeklerde hayvansal besinlerin diyete eklenmesi yeterli olmakla birlikte, pahalı olması nedeniyle gelişmekte olan ülkeler için pratik bir çözüm değildir. Bu nedenle bebeklere 6 aydan itibaren demir takviyesine başlanması gerekmektedir.

    Prematüreler, düşük doğum ağırlıklı bebekler, anne sütü ile beslenemeyenler, 6 aydan uzun süre tek başına anne sütü alanlar, bir yaşından önce inek sütü ile beslenenler, demir içeriği düşük yiyeceklerle beslenenler, sık enfeksiyon geçiren bebekler demir eksikliği anemisi için risk oluştururlar. 4 – 6 ay sürecinden başlayarak demir desteği gerekir. Bir yaş altı demir desteği verilmesinin gelişimsel ve davranışsal yararları gösterilmiştir. Tek başına anne sütü, yaşamın ilk altı ayından sonra tüm besin öğesi gereksinimlerini karşılayamaz. Kırmızı et ya da yumurta her gün ya da olabildiğince sık diyette olmalıdır.

    Dünya Sağlık örgütü, demir eksikliğinin önlenmesi için 2 yaş altında 12,5 mg /gün demir alımını önermektedir. Demir diyette Fe+2 (hem demiri) ve Fe+3 (hem olmayan) olarak bulunur. Fe+2'nin emilimi daha fazladır.

    Emilimi en yüksek olan Fe+2 kaynağı karaciğer, koyun ve sığır etidir. Tavuk ve balıkta bu oran azdır. Baklagillerdeki demir içeriği tahıllardan fazladır. Bitkisel besinlerde hem olmayan Fe vardır. Süt ve yumurtanın içinde Fe+3 vardır ve ancak % 4 - 15'i emilir. Anne sütü demir içeriği düşüktür ancak bu demirin emilimi %50’dir. Hem olmayan Fe kaynağı ıspanak, pekmez, semizotu, kuru üzüm, börülce, havuç, patates, kuru baklagiller, yumurta yüksek demir içerikli yiyeceklerdir. Kepekli un, kepekli ekmek pişirmeyle hem demirinde değişiklik olmazken, hem olmayan demir %70 - 80 kaybolur. çay, kahve, kakao, yoğurt, süt, peynir, yüksek posalı yiyecekler demir emilimini azaltırlar.

    Bebeğin hızla büyüdüğü bu dönemde demir eksikliği olursa bağışıklık sisteminin normal olarak çalışamaması ve buna bağlı enfeksiyon hastalıklarına yatkınlık, sindirim sisteminde aksamalar, deri ve mukozalarda bozulmalar görülür. Bunlara ek olarak tartı alışı boy uzaması olumsuz etkilenir ve büyüme geriliği meydana gelir. Daha da önemlisi; beynin doğumdan sonraki ilk iki yaşta gelişimi çok hızlıdır. Beynin gelişimi için yeterli demir alınması zorunludur. Yeterli alınmadığında ise zihinsel, motor ve davranışsal yetersizlikler meydana gelir. Beyinle ilgili fonksiyon bozuklukları iki grupta toplanır. Birinci grupta davranış kusurlar ı(aşırı ağlama, uykusuzluk, huzursuzluk, uyumsuzluk, iştahsızlık, anneye aşırı düşkünlük) yer alıyor. Bunlar geçici bulgulardır ve demir tedavisi ile düzelir. Ancak ikinci grupta yer alan bilişsel fonksiyonların olumsuz etkilenmesinden doğan bulgular ise kalıcı olabilir.

    Klinik olarak bu çocuklarda iştahsızlık, halsizlik, solukluluk, algıda güçlük, dikkat bozukluğu, dil gelişim sorunları karşımıza çıkar. Ayrıca demir eksikliği olan çocuk garip şeylere karşı bir iştah duyar (toprak yeme, kum yeme, buz yeme gibi).

    çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Günay Ermergen

     




    Yorum yapmak ister misiniz?
    Yorum Yapan : Misafir
    0 Yorum Yapilmis

     
     
     


    facebook AppDoktorlariz i takip et


    Doktorlariz.biz/com sitesindeki içerikler geneldir, kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için doğrudan kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin özel sağlık durumunuz için kullanılamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez