Hýçkýrýkla hayatý zehir olan adam
Hýçkýrýk bir insanýn yaþamýný cehenneme çevirebilir mi? Su içme, nefes tutma gibi yöntemlerin dýþýnda ilaçlar hatta ameliyatlarla dahi durdurulamýyorsa evet... Þžimdi sizleri 5 yýldýr durmadan hýçkýran biriyle tanýþtýracaðýz... Garip rahatsýzlýðýný ondan dinleyeceðiz...
Kuþadasý'nda yaþayan 33 yaþýndaki Sabahattin Malk, hayatýný karartan hýçkýrýktan kurtulmanýn yolunu arýyor. Beþ yýl önce baþlayan hýçkýrýk, Malk´ýn yaþamýný altüst etti. Talihsiz adam, doktorlara, ``Bu ýstýrabýmý dindirin. Yalvarýrým hýçkýrýðýmý durdurun'' diye seslendi.
Ýnþaat iþleriyle uðraþan Sabahattin Malk, 2004 yýlýnda Ramazan Bayramý'nda yediði bir yemekten sonra baþlayan hýçkýrýktan kurtulamýyor. Beþ yýldan bu yana kýsa süreli aralarýn dýþýnda gece gündüz sürekli hýçkýran Malk, doktorlarýn hastalýðýný hafife aldýðýný, oysa hýçkýrýklarýn hayatýný kararttýðýný söyledi.
Uyuyamaz, iþ yapamaz hale geldiðini, yaþantýsýnýn altüst olduðunu anlatan talihsiz adam, derdine bir an önce çare bulunmasýný istedi. Ýstanbul Çapa, Cerrah Paþa, Adnan Menderes Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi hastaneleri baþta olmak üzere Türkiye´nin birçok kentindeki hastanelerde þifa arayan Malk, çaresiz kalýnca Azerbaycan´da bir kliniðe gittiðini, hýçkýrýðýný durdurmak için akla gelebilecek her yöntemi denediðini söyledi.
Malk, "Beþ yýl önce bayram günü baþlayan hýçkýrýklar, iki gün geçmesine karþýn bitmeyince doktora gittim. Midemde aþýrý gastrit olduðu söylendi, tedavi uygulandý. Hýçkýrýk yine geçmeyince Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi'ne baþvurdum. Burada endoskopi yapýldý, MR çekildi bir þey bulunamadý. Bir ilaç verilerek gönderildim. Hýçkýrýklar artýnca bu kez Ýstanbul Çapa Hastanesi'ne gittim. Ýki ay boyunca nöroloji bölümünde tedavi görmeme raðmen bir sonuç alamadým.
Bir yýl sonra Cerrah Paþa Hastanesi'nde bu kez mide fýtýðý teþhisi konularak ameliyat ettiler. Yine geçmeyince bu kez Azerbaycan´a gittim. Orda büyük bir klinikte baðýrsak problemim olduðu ve ameliyat olmam gerektiðini söylediler. Yurt dýþý olduðu için güvenip ameliyat olamadým. Oradan, Erzurum eski Araþtýrma Hastanesi'nde dahiliye bölümünde bir ay tedavi gördüm. Burada da sondayla burnumdan buzlu su verdiler. Çözemeyince psikiyatrik olduðunu söyleyerek gönderdiler. Doktorlar bu tür vakalarýn ilaçla geçtiðini söyleyip sayýsýz ilaç verdiler. Son olarak ilaçlar iþe yaramayýnca yapacaklarý bir þey olmadýðýný söyleyerek gönderdiler. Bazýlarý ise beni kobay olarak kullanýp örnekler aldý, deneyler yaptý'' diye konuþtu.
"Uyuduðu yerde kimse durmak istemiyor"Týpta hastalýðýna çözüm bulamayýnca kendisine önerilen tüm çözümleri denemeye baþladýðýný aktaran talihsiz adam, "Herkes farklý bir yöntem öneriyor. Bir umut diyerek hepsini deniyorum. Doktorlar çare bulamayýnca, hacýya, hocaya, üfürükçüye gittim. Hiçbir yerde çare bulamadým. Çok yoruldum. Benim hayatým artýk bu hastalýkla gidiyor. Psikolojimi bozdu, aklýmda sürekli bu hastalýk var. Dikkat daðýnýklýðý baþladý. Söylenenleri anlamýyorum, hiçbir þey hafýzamda kalmýyor. Karamsarlýk baþladý. Konuþamýyorum,rahat çalýþamýyorum. Gezerken çok zor. Sýcak ve merdivenlerden çýkmak beni týkýyor. Mide bulantýsý yapýyor. Aþýrý sancý yapýyor. Baðýrsaklarýmda aðrý yapýyor. Hýçkýrýklar özellikle gece çok rahatsýz ediyor. Uyurken, çok garip bir ses çýkarýyorum. Uyuduðum evde kimse uyumak istemiyor. Sesim insanlarý çok rahatsýz ediyor ve korkutuyor. Bazen uzun yolculuklarda otobüste hafif uyur gibi olduðumda tüm yolcular tepki gösteriyor. Saðlýklý insanlar gibi bir gece uykusuna hasretim'' dedi.
| 715 okunma | 2009-11-23