doktorlariz.biz logosu
Kayıtlı sağlık kurumu : 10.125
Toplam makale sayısı : 3248 | Çok Arananlar

Bunlarda ilginizi çekebilir

  • Sünnetin travmaya neden olmaması için...
    Erkekliğe ilk adım olarak nitelendirilen sünnet, doğar doğmaz yapıldığ...(2843 Okunma)
  • Sperm DNA kırıkları kısırlık nedeni
    Tıptaki son gelişmelere rağmen bazı çiftler kısırlık tedavilerinden ya...(3357 Okunma)
  • Çocuklarda lenf bezleri neden büyür?
    Bedeni yabancı cisim, madde ve hücreye karşı koruyan bağışıklık sistem...(3610 Okunma)
  • Mide Kanseri Nedenleri
    Meyve-sebze tüketiminin azlığı, alkol ve sigara kullanımı, aşırı tuz t...(2923 Okunma)
  • Neden unutkanım
    Unutkanlığınızın nedeni, guatr, psikiyatrik sorunlar, vitamin eksikliğ...(7124 Okunma)
  • Yanlış detoks sara nedeni
    Son yılların modası detoks diyeti yanlış uygulandığı zaman ciddi sonuç...(3848 Okunma)
  • Neden kabus görürüz?
    Her gün milyonlarca insanı uykularında korkmalarına sebep olan kabus g...(3982 Okunma)

  • Neden ağlarız?

    Doğumlarda, ölümlerde, iyi veya kötü haberlerde, bazen bir film izlerken, gözyaşlarımız süzülür

    İlk kez doğduğumuzda ağlarız. Ağlarız çünkü karnımızın doyması ve rahatımızın sağlanması için tek yapabildiğimiz budur. 

    Vassar College Psikoloji Profesörü Randy Cornelius, gözyaşı ile ilgili çalışmalar yapan ender bilim adamlarından biri. Bu konudaki araştırmacı kıtlığı, ağlama konusundaki soruları daha da zorlu hale getiriyor.

    Yılda 64 kez ağlamak

    “Neden ağlıyoruz?” sorusu sorulduğunda Dr. Cornelius, “Bundan pek emin değiliz” diyor ve ekliyor: “Kuramlar yapısal olarak erkek ve kadın beyninin nasıl işleyip neleri birbirine bağladıklarıyla ilgili. Ancak henüz bir sonuç elde edilmiş değil.”
    Ağlamak, bizim diğer insanlara savunmasız olduğumuzu göstermenin bir yolu. Kadınlar, duyguları paylaşma konusunda daha iyi olduğundan, onlar için aynı zamanda bir güven belirtisi ağlamak. Güven, hayatta kalmamız için gereklidir. Ancak hayatta kalma yarışında erkek eğer uluorta ağlamaya başlarsa, bu dışarıdaki insanlar tarafından yadırganabilir.
    Ağlamakla ilgili şu anda üzerinde bilimsel olarak çalışılan bir diğer madde de prolaktin hormonu. Bu hormonun kadınlarda buluğ çağında, âdetlerinde, hamilelikte, emzirirken ve stres altındayken arttığı tespit edilmiştir. Oran olarak da kadın bedeninde erkeklere göre yüzde 60 daha fazla prolaktin bulunuyor. Dr. William Frey’in ortaya koyduğu kurama göre prolaktin, kadınların duygularını etkileyerek, endokrin (salgı) sistemini etkiliyor ve daha fazla ağlama eğilimi yaratıyor.

    Sonuç olarak, kadınlar daha çok ağlıyor. Hatta yılda ortalama 64 kez. Erkekler ise 17. Kadınlar üzgün olduğunda, hüsrana uğradığında veya kızdığında ağlarken, erkekler ölüm gibi önemli kayıplarda, büyük hayal kırıklıklarında veya gerçekten çok sinirlendiklerinde ağlıyor. 

    Bu durumun şöyle komik bir tarafı da var; o da orta yaşları geride bıraktıkça kadınlar daha az ağlayıp daha fazla kızmaya başlıyor. Sebebi kadın hormonlarının azalması ve erkeklik hormonu olan testosteronun bunun yerini alması. Erkeklerde ise tam tersi, testosteron seviyesi düşerken, dişilere özgü hormonlar devreye giriyor. Ve erkekler yaşlandıkça daha çok ağlamaya başlıyor.

    Gözyaşlarının iki sebebi daha

    Duygular nasıl canımızı yakıp bizi ağlatmayı başarabilir? Harvard Schepens Eye Research Institute’den Hücresel Fizyoloji Doktoru Darlene Dart, ağlamanın koruyucu bir mekanizma olarak devreye girdiğini söylüyor. Derideki acı hissi veren sinirler gibi korneada da duyusal sinirler bulunuyor. Rüzgârda yürünrken veya bir soğanı dilimlerken gözdeki sinirler, istemsiz hareketleri denetleyen beyin köküne sinyal gönderiyor. Beyin kökü, gözkapaklarındaki salgı bezlerine giden hormonların salgılanmasını sağlıyor. Böylece gözyaşı üretiliyor. Bunlar “refleks gözyaşları”dır.
    Ancak korneadaki sinirler aynı zamanda beyindeki cerebraya da ulaşır. Bu kez bir filmi seyrederken dökülenler gibi “duygusal gözyaşları” oluşuyor. 

    Ayın ağlamaklı zamanı
    Hollanda’daki Tilbur Üniversitesi Psikoloji Profesörü Dr. Ad Vingerhoets, Batılı kadınların âdet dönemi ile ağlamayı ilişkilendirdiğini, ancak Batılı olmayan kadınlarda böyle bir durumun söz konusu olmadığını söylüyor. 
    “Crying: The Natural and Cultural History of Tears” kitabının yazarı Tom Lutz da ağlamanın iyi yönleri olduğunu vurguluyor: “Ağlamak bizi içimizdeki endişelerden uzaklaştırır. Ağladıktan sonra ferahlar, içimizdeki kargaşayı akışına bırakır ve dikkatimizi zihinden uzaklaştırıp fiziksel olana odaklarız. Hatta genel olarak da bir süre sonra konudan iyice uzaklaşıp, akmakta olan burnumuzu silmek için bir mendil bulma işine girişiriz. Bu anlamda gözyaşları, iyileşme sürecinin bir parçası olur.”

     



    Benim makalem (Bu nedir?)
    | 6103 okunma | 2008-11-25
    Bu konu ile ilgili doktora danış Facebook'ta paylaş Google'da paylaş Digg'te paylaş delicious içinde paylaş twitter içinde paylaş Favorilere Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır



    Misafir
    1 ay önce
    bence çok az bazı günler diyecektim ama ben her gün en az 6-7 defa ağlıyorum
    Cevap Yaz Katiliyorum Katilmiyorum
    Misafir
    1 yıl önce
    64 ne ki ben 2 haftada ikiye katlamışımdır bu sayıyı :((
    Cevap Yaz Katiliyorum Katilmiyorum
    Misafir
    1 yıl önce 48/1
    Ama benim canım bazen ağlamak istiyor bunu nasıl açıklayabiliriz ?
    Cevap Yaz Katiliyorum Katilmiyorum
    , Misafir isimli yorumcuya cevaby..
    1 yıl önce
    Benimdeee....
    Misafir
    1 yıl önce 100/0
    yılda 1000 defa ağlayan var 64 neki
    Cevap Yaz Katiliyorum Katilmiyorum
    Misafir
    1 yıl önce 0/4
    üzülülecegimiz durumları düşündümüzde nasıl aglariz
    Cevap Yaz Katiliyorum Katilmiyorum
    , Misafir isimli yorumcuya cevaby..
    1 yıl önce
    Kötü bişi düşn ağLarız okby
    Yorum yapmak ister misiniz?
    Yorum Yapan : Misafir
    7 Yorum Yapilmis

     
     
     


    facebook AppDoktorlariz i takip et


    Doktorlariz.biz/com sitesindeki içerikler geneldir, kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için doğrudan kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin özel sağlık durumunuz için kullanılamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez