Nöralterapi ve Tamamlayıcı Tıp Sempozyumu ve 2009 yılının ardından…
Nöralterapi Derneğinin sitesine HOŞGELDİNİZ...

2009 Bitirdik ve yeni bir yıla başlarken size kısaca kendimizden bahsetmek istiyorum.
Sokrates "Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değer değildir" diyordu. Her yeni yıla girerken geçmiş yılın bir değerlendirmesi yapılır, ister istemez bir sorgulama ve yeni yıla ilişkin planlar yapılır ve beklentiler oluşturulur. Bu sorgulamanın birçok yönden yararları yaşandıkça daha iyi anlaşılıyor.
Geçen yıla girerken ne beklediğimi ve beklentilerimin ne kadar gerçekleştiğine yönelik geriye doğru bir ufuk turu yaptığımda artıları ve eksileri ile dolu dolu ve çok yoğun bir yıl yaşadığımı fark ettim. 2009 sadece benim için değil Türkiye için de son derece yorucu ve yıpratıcı geçti…
Bilimsel olarak da bütün zorluklara rağmen kısacası yurt dışı yasağıma rağmen Dünyaya paralel olarak araştırma kaynaklarının azaldığı bu ortamda bilimsel makaleler, toplantılar, konferanslar, yazılanlar, dersler ve diğer faaliyetler ile dolu dolu bir yılı geçirdiğimizi görüyorum.
2009 yılında Türkiye de 5. kez Nöralterapi Sempozyumu için 57 kişilik Türkiye Nöralterapi kadrosu yazı uğurlarcasına 11-13 Eylül tarihleri arasında Antalya Kemer’de bir aradaydık. Bu üç gün sevgili dostum Hasan Doğan’ın tanımlamasıyla “Dolu dolu Nöralterapiyle beslendik. Herkes halinden çok memnundu ve Nöralterapi yine kimseye dokunmadı.”
Bu yıl sempozyumun ağırlık konusu bağırsaklar ve batındı. Sempozyum öncesi katılan hemen herkesin gözünde “Hocam seni kırmamak için geldik ama bağırsaklarda üç gün boyunca işlenecek ne var” düşüncesi sözlü telaffuz edilmemiş olsa da düşüncelerin ortada uçtuğunu gördüm.
Ancak ben değerli rahmetli hocam Prof. Dr. F. Herget’ten ve kendi tecrübelerimden yola çıkarak, sağlıklı bir sindirim ve boşaltım sisteminin hastalıkların tedavi başarısını en az iki kat arttırdığını bildiğim için tüm katılımcıların sempozyumdan memnun ayrılacaklarını bekliyordum.
Sempozyumda 57 hekim, 20 sunum, 3 workshop ile çok sayıda soru ve paylaşım vardı. Yine her anı dolu doluydu. Bu yıl benim için duygu yüklü farklı bir sempozyumdu. 2008 sempozyumundan sonra yaşananların unutulduğu, yeni açılımlara kucak açıldığı bir sempozyumdu. Hocam adına yapılan ilk sempozyum ve toplamda gerçekleştirdiğimiz beşinci sempozyumdu.
Yine benim için bu sempozyumun önemli olmasının bir diğer sebebi, asistanım Dr. Tijen Acarkan’ın rüştünü ispatlayarak İGNH eğitmeni olmasıydı. Kendisiyle 13 aydır aynı klinikte birlikte çalışıyoruz ve daha öncesinde 2 yıl boyunca çok sayıda hastayı ortak takip ettik. Bu sempozyumda 5 adet sunumu başarılı bir şekilde gerçekleştirdi; “Bağırsak Ve Batın Organlarının Beslenmesi”, “Asit Baz Dengesinin önemi ve Asidoz”, “Besin Duyarlılığı ve Kronik Hastalıklardaki önemi”, sağlık sorunları ve de nöralterapinin bel kemiği olan “Temel Madde ve Temel Sisteminin önemi”.
Ben sevgili Tijen Acarkan’ın başaracağını ve performansını biliyordum, bu sempozyumdan sonra artık herkes biliyor. Nöralterapi 2 yıl içerisinde 150-180 saat alınması gereken bir eğitim süreci gerektiriyor. Dr. Tijen Acarkan bu ve daha fazlası eğitimlerin yanı sıra son 1 yıldır bir fiil her gün benimle birlikte çalışıyor. Diğer bir deyişle çeşmenin başında… Bu süre içinde aldığı yolun ve nöralterapi’ye verdiği emeğin yanı sıra açılıma katkısının ne olduğunu görüyor ve gözlemliyordum. Bu sempozyum da rüştünü ispatladı ve bu sempozyumun sonunda aramıza IGNH eğitmeni olarak katıldı. Sempozyumun bir diğer amacı yeni eğitmenler kazandırmaktı, bu da oldu...
Nöralterapi ile ilgilenenler bilirler; bundan 6 yıl önce Türkiye’de nöralterapi diye bir şey yoktu. Ve bugün nöralterapi uygulayan ve bu konuda bir yerlere gelmiş herkesin üzerinde rolüm hiç de küçümsenemez. Bugün elinize aldığınız bu derginin bu şekilde sürekli yayın haline gelmesinde de çok ciddi emeğim var. Bunu belirtmek kendini beğenmişlik olarak değerlendirilebilir ancak benim nöralterapi’ye katkımın sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını yine konuyla ilgilenenler çok iyi bilirler. Bunu neden yazıyorum çünkü gördüm ki ne kadar mütevazı olursanız, bazıları kendilerini bulunmaz Hint kumaşı olarak sunuyor da ondan!
Artık kimin ne olduğu, ne kadar donanıma sahip olduğunu bilmek ve göstermek zamanı. Bunu hak eden ve edenlerin kimler olduğunu bilmek durumundayız. Sözüm onu sitelerinde dernek adresine link vermeyecek kadar kendini beğenen ve donanımları ne oldukları beli olan herkesin tarafımızca biliniyorde sizler tarafından bilinsin istiyorum. Hiçte abartmıyorum bugün NöRALTERAPİ uygulayan sözüm ona bu metotla MüCİZELER yaratan doktorlar acaba kimden öğrendiler? Hangi kurslara katıldılar? Dernek adı vermeyerek, hoca adı vermeyerek, referans belirtmeyerek birşeymi oldukları sanıyorlar…. Sözüm onu hekimlik mesleğini bitirirken yaptığınız HİPOKRAT yeminini hatırlatırım size…
Diğer İGNH eğitmenleri için ne söylenebilinir. Dr. Demet Erdoğan, Dr. Hasan Doğan, Dr. Neslihan özkan zaten kendilerini ispatlamış eğitmenlerimizdi.
Geçen yıl Nöralterapi Sempozyumunda Dr. Hasan DOĞAN ve Dr. Neslihan öZKAN da yeterliliklerini ispatlamışlardı. Bir hoca olarak en mutlu olduğum anlar, emek verdiğim öğrencilerimin hocalığa terfilerine tanıklık ettiğim anlardır. Bugüne kadar nöralterapi konusunda hocalığa yükselen meslektaşlarımın her birinin çok önemli birer değer olduklarını düşünüyorum. Son bir yıldır gerçekleştirdiğimiz yoğun nöralterapi eğitimlerin, bu değerli meslektaşlarım olmasaydı başaramazdık. Onun için biz bir aileyiz. Hem eğitmenleriyle ve hem de uygulayanlarıyla. Bu bağlamda İGNH eğitmenleri Dr. Demet ERDOĞAN, Dr. Hasan DOĞAN, Dr. Neslihan öZKAN, Dr. Tijen ACARKAN, Prof. Dr. Kadir KAYA ve Prof. Dr. Cihan AKSOY’a yürekten bir teşekkürü borç biliyorum.
Dr. Hasan Doğan ve Dr. Neslihan özkan ise lokomotor sistem konusunda BNR liderleri konumunda çok önemsediğim iki bilim insanı, iki dost ve arkadaş.
2009 yılında yapmış olduğumuz ve katıldığımız etkinlikler bununla sınırlı değildi tabii ki: Nöralterapi ve tamamlayıcı tıp için yoğun bir zaman dilimiydi. 2009 yılı içinde İ.ü.T.F. – Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kürsüsünde haftada bir gün nöralterapi başta olmak üzere tamamlayıcı tıp konusunda eğitimlerde yer aldık ve dernek olarak katkı sunduk. Bu eğitimlerde yalnız değildim, Dr. Demet Erdoğan başta olmak üzere Dr. Tijen Acarkan ve Dr. Neslihan özkan’dan destek aldım.
Haziran 2009 İstanbul’da gerçekleşen 5. Dünya Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kongresinde hem yoğun nöralterapi konusunda sunumlar ve aynı zamanda Nöralterapi ve Manuelterapi Workshopları gerçekleştirdik.
Nöralterapinin duayenlerinden Prof. Dr. Lorenz Fischer ve Dr. Hans BAROP (her iki bilim adamı aynı zamanda bizim BNR – Nöralterapi Derneğinin onursal başkanıdırlar) ile birlikte ilk kez Türkiye’de uzmanlara nöralterapi adı altında bir günlük yoğun bir eğitim gerçekleştirdik. Bu eğitime katılanların hissettikleri farkındalığı ve artık bu tarz eğitimlerin ülkemizde de gerçekleşiyor olabilmesinden duyduğum memnuniyeti burada sizlerle paylaşmanın gururunu yaşıyorum.
Aralık 2009’da İstanbul’da gerçekleşen, FTR Derneğinin düzenlediği 40. çubukçu Günleri’ ne katıldık ve Stomatognatik Sistem konusunda bir sunumla katkıda bulundum. Böylece nöralterapiyi ulaşabildiğimiz tüm bilimsel platformlara taşıma hedefini gerçekleştirme sevincini yaşadık.
Aralık 2009’da İstanbul’da gerçekleşen Ozon kongresine katıldık ve Hasan Doğan ile birlikte ozon ve nöralterapinin birlikte uygulanması konusundaki farklı yaklaşımlar konusunda sunumlar gerçekleştirdik.
2009 yılı içinde İstanbul üniversitesi Eczacılık Fakültesi normal eğitim süresini 5 yıla çıkardı. İ.ü. Eczacılık Fakültesi ABD öğretim görevlisi Prof. Dr. Filiz Meriçli öncülüğünde seçmeli ders olarak Tamamlayıcı ve Alternatif tıp konusunda bir ders düzenlendi. BARNAT ekibinden benimle birlikte Tijen Acarkan ve Prof. Dr. Cihan Aksoy bu program kapsamında ders verdik.
Geçen yıl içinde Batı yaklaşımıyla Akupunktur ve bunlara nöralterapi yaklaşımı konusunda eğitimlerimiz oldu, kinezyoloji için ikinci dönem eğitimlerine başladık.
2009’da ilk kez bilimsel olarak pulsatif manyetik alan ve quantım fiziği kapsamında enerji bütünselliği açısından dernek bünyesinde bir eğitim gerçekleştirdik.
2010 yılı içinde yine Türkiye’de ilk kez bilimsel olarak şelasyon konusunda bir eğitim organize ediyor ve bu eğitimi Dr. Tijen Acarkan ile birlikte 20-21 Şubat 2010’da gerçekleştiriyoruz.
2009 yılı içinde Nöralterapi eğitimlerinde 3. dönem mezunlarımızı verdik. Kısacası 2009 yılı içinde BARNAT ekibi, Nöralterapi Derneği, Tamamlayıcı Tıp ve Bilimsel Akupunktur ve Regülâsyon Dernekleri adına 38 etkinlik gerçekleştirdik. Yani nerdeyse her hafta bir etkinlik gerçekleştirdik.
Ben artık bu sitede Bilimsel Nöralterapi Derneğinin Başkanı, Bilimsel Tamamlayıcı Tıp ve Regülâsyon Derneği Başkanı, Manuel Tıp Derneğini ikinci Başkanı, Bilimsel Akupunktur Derneğinin Onursal Başkanı, IGNH Bilim kurulu üyesi, ZAEN Eğitmeni, Avrupa Tamamlayıcı Tıp CAM bilim kurulu üyesi, İCAK Eğitmeni, DAGMM ve FİMM eğitmeni olarak kısacası tamamlayıcı tıp konusunda sözü olan bir bilim adamı olarak bu konudaki rehberlik görevime devam edeceğim.
Evet! 2010’ dan BARNAT ekibi ve tamamlayıcı tıp olarak neler bekliyoruz. Türkiye'nin sorunları ne denli büyük olursa olsun Anadolu'nun tarihi bize bu coğrafyada her zaman sağduyu ve akıl ile birçok zorluğun üstesinden geldiğimizi gösteriyor. Burada en büyük görev siyasilere düşmektedir. Siyasilerin geçmişte bir birleri ile konuşamamasının ne denli pahalıya mal olduğunu hatırlayacak olursak siyasilerin ülke sorunlarına ön yargılardan uzak bütünsellik içinde bakması gerekiyor. Herkesin bireysel yaşamına saygılı olmayı benimseyelim ancak birlikte yaşadığımız dünyada alttakileri de düşünelim. Aynı zamanda artan çevre kirliliği ve iklim değişimlerinin insan eksenli boyutunu da düşünmeden de geçmeyelim.
Bilinçli ve sistematik olarak çalışalım, üretelim, ülkemizde yanlışları uygarca tartışalım, 2010 yılını başarılı bir yıl haline getirelim. Bu duygular ile tamamlayıcı tıp ile uğraşan hekimler başta olmak üzere ülkemiz insanının sağduyu ile bilinç zenginliği ile daha yoğun hoşgörü ve çalışma içerisinde olmasını ümit ediyorum.
Umudum, önümüzdeki yılda ülkemizin yaşanılabilir ve yönetilebilir bir modele kavuşmasının yanı sıra tamamlayıcı tıp konusunda da gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmasıdır. Bu konudaki ümidimi korumak ve bu konuda Hüseyin Nazlıkul olarak üzerime düşeni yapmayı amaçlıyorum.
Evet, dolu dolu bir yılı arkamızda bıraktık ama bitmedi, 2010 yılı da çok yoğun ve dolu geçecek, 4-6 Haziran 2010 tarihinde İstanbul’da Greenpark Bostancı’da 3. Uluslararası Nöralterapi ve Regülasyon Tıbbı Kongresini gerçekleştirmek adına kolları sıvadık.
Başta nöralterapiyle ilgilenen hekimler olmak üzere sağlık adına sözü olan tüm hekimleri bu kongreye katılmaya davet ediyorum.
Prof.Dr. Dr.med. Hüseyin NAZLIKUL
www.huseyinnazlikul.com
| 3647 okunma | 2010-04-05