doktorlariz.biz logosu
Kayıtlı sağlık kurumu : 10.125
Toplam makale sayısı : 3299 | Çok Arananlar

Hüseyin NAZLIKUL
Makaleyi Yazan :

Prof. Dr. med Hüseyin NAZLIKUL

Çevrimiçi
Son Makelerinden
  • Nöroloji
    Oldukça çok gensiniz.   Unutkanlık bu genç yaşta üst servikal blokajı kaynaklı olma itimali &cce...
    2011-11-19 - 390 Okunma
  • Ortopedi ve Travmatoloji
    Skolyoz tedavisinde nöralterapi ile tek başına çözüm almak zor. Ancak nöralterapi & manuelterapi ko...
    2011-11-19 - 458 Okunma
  • BİLİMSEL PROGRAM : VII. GELENEKSEL HERGET NÖRALTERAPİ VE TAMAMLAYICI TIP SEMPOZYUMU 7-11.09.2011 GAZİANTEP
    VII. GELENEKSEL HERGET NöRALTERAPİ VE TAMAMLAYICI TIP SEMPOZYUMU      &nb...
    2011-05-17 - 1920 Okunma
  • 7-11 EYLÜL 2011 TARİHLERİ ARASINDAN GAZİANTEPDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİMİZ VII. HERGET GELENEKSEL NÖRALTERAPİ VE TAMAMLAYICI TIP SEMPOZYUMUNA DAVET
    Değerli meslektaşlarım, Nöralterapi Derneğinin öncülüğünde, Tamamlayıcı Tıp ve Regülasyon T...
    2011-05-17 - 1943 Okunma
  • Genel
    öncelikle geçmiş olsun. Kolonoskopi sonuçunu aldıktan sonra görüşelim. Benim kliniğim hala Nişantaş...
    2011-03-22 - 22091 Okunma
  • TIP BAYAMIN KUTLU OLSUN
    Hekimlik mesleğimde bir kırılmanoktası yaratan.Hastalarıma ulaştırdığım şifanın ana kaynağı ve membası olan.Sayın Hocam Dr H&uum...
    2011-03-15 - 24452 Okunma
  • Genel
    Ankarada nöralterapi yapan pek çok meslektaşımız var. www.noralterapi.com.tr internet sayfasından size yakın olan heki...
    2011-03-09 - 27015 Okunma
  • Nöralterapi Manuel Terapi
    öncelikle geçmiş olsun. Sakroilyak disfonksiyonunda özellikle bir mekanik blokaj varsa manuel terapide b&uu...
    2011-03-09 - 27087 Okunma
  • TÜRKİYE’DEN 40 DOKTOR HÜSEYİN HOCANIN ÖNCÜLÜĞÜNDE GREİFSWALD SEMPOZYUMUNDAYDIK
    Dört gün süren Sempozyumun ilk ikigünü sadece biz Türk nöralterapistleri içindi. Hoc...
    2011-03-08 - 27385 Okunma
  • OMUZ KAYNAKLI HAREKET KISITLIĞI AĞRI VE HASTALIKLARINA NÖRALTERAPİ
    Glenohumeral eklemin hareketini kısıtlayan ve stabiliteyi sağlayan statik faktörler eklem yüzleri, ligamanlar, eklem k...
    2011-02-12 - 36149 Okunma
  • Bunlarda ilginizi çekebilir

  • Sünnetin travmaya neden olmaması için...
    Erkekliğe ilk adım olarak nitelendirilen sünnet, doğar doğmaz yapıldığ...(2640 Okunma)
  • Sperm DNA kırıkları kısırlık nedeni
    Tıptaki son gelişmelere rağmen bazı çiftler kısırlık tedavilerinden ya...(3116 Okunma)
  • Çocuklarda lenf bezleri neden büyür?
    Bedeni yabancı cisim, madde ve hücreye karşı koruyan bağışıklık sistem...(3333 Okunma)
  • Mide Kanseri Nedenleri
    Meyve-sebze tüketiminin azlığı, alkol ve sigara kullanımı, aşırı tuz t...(2676 Okunma)
  • Neden unutkanım
    Unutkanlığınızın nedeni, guatr, psikiyatrik sorunlar, vitamin eksikliğ...(6926 Okunma)
  • Yanlış detoks sara nedeni
    Son yılların modası detoks diyeti yanlış uygulandığı zaman ciddi sonuç...(3754 Okunma)
  • Neden ağlarız?
    Doğumlarda, ölümlerde, iyi veya kötü haberlerde, bazen bir film izlerk...(5537 Okunma)

  • Neden Yanlış Yaşıyoruz

    Hüseyin NAZLIKUL

    TEŞEKKüR

     

    Von Hering 1925 yılında; “Nörovejetatif Sistem, geleceğin tıbbının en önemli öğelerindendir. Bu sebeple vejetatif sinir sistemini (VSS) anlayan ve çözen hekim en önemli hekim olacaktır,” demiş.  Bu kitap 21. yüzyıl VSS anlayışı ve bütünlüğü içinde ele alındı.

    Kitabın fikir ve oluşum aşamasında, değerli yardımı ve desteğini esirgemeyen ve her zaman yanımda olan değerli asistanım Dr. Tijen ACARKAN’a,  kitabın yazım aşamasında sunduğu katkılarından dolayı sevgili arkadaşlarım Rıza KIRAç ve Ayça KIRAç’a, editörüm Sayın RANA ALPöZ’e ve Alfa Yayınevi sahibi arkadaşım Vedat BAYRAK’a, kitabın içeriğinin hazırlanması sırasında sıkça başvurduğum kitap ve yayınların yazarı ve Avrupa’nın Anti Aging konusundaki öncülerinden değerli meslektaşım Prof. Dr. med. Johannes HUBER’a, Giessen Justus Liebig üniversitesi’ndeki Tamamlayıcı Tıp Kürsüsü’nün kurucusu ve mesleki gelişimimde büyük emekleri olan çok değerli ve rahmetli hocam Prof. Dr. med. Dr. med. dent. Horst Ferdinand HERGET’e, biyolojik tıbbın önemli öncülerinden değerli dostum Prof. Dr. med. Hartmut HEINE’ye, Anti Aging alanında önemli çalışmaları olan Prof. Dr. med. Adreas KRUSE’e, Prof. Dr. med. C. LEITZMANN’a ve kansere farkı yaklaşım konusunda Prof. Dr. Wilhelm REICH’a, tamamlayıcı tıp, KBB, diş hekimliği ve Mikro Aku Punkt Sistem konularında öncü, değerli dostum Dr. M. Jochen GLEDİTSCH’e, İsviçre’de Nöralterapi’nin öncülerinden, kürsü başkanı, Nöralterapi ve Regülasyon tıbbına sunduğu eşsiz katkılarıyla tüm dünyada saygınlık kazanmış olan ve Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz Nöralterapi kongrelerine içten desteği ile daima yanımda olduğunu hissettiğim değerli dostum Prof. Dr. med. Lorenz FISCHER’e, Nöralterapi’nin bilimsel platformdaki duruşunda önemli katkıları olan sevgili dostum Dr. Hans BAROP’a, Avusturya Nöralterapi cemiyeti başkanı ve Avusturya Tamamlayıcı Tıp bilim kurulu üyesi  Dr. Wolfgang ORTNER’e,  Biyofoton, Soft Lazer, Manyetik alan ve Proquant alanındaki buluşlarını tıbbın hizmetine sunan ve üzerimde büyük emekleri olan, 2004 yılında kaybettiğimiz biyofizikçi rahmetli Dr. rer. nat. W. LUDWIG’e, Türkiye de tamamlayıcı ve destekleyici tıp konusunda büyük emek veren ve bunun bilimsel tıpta yer bulmasına kaynaklık eden değerli bilim adamı kadim dostum Prof. Dr. Cihan AKSOY’a  kitabın hazırlanması için çalıştığım tüm bu süreç boyunca bana katlanan ve gerekli özveriyi göstermemde bana hiç yılmadan destek olan tüm aile üyelerim özellikle de eşim Güneş’e, kızım Jacqueline özgül’e, oğlum özgün Tolga’ya, annem Fatma’ya ve tüm dostlarıma  sonsuz teşekkürler...

    İçİNDEKİLER

     

     

    öNSöZ

    “Yarın dünyanın sonunun geleceğini bilsem de,

    bugün bir elma ağacı dikerim”.

    M. Luther

    Hastaların sadece fiziksel ve kimyasal bedenlerini düzeltmek yeterli değildir; bununla birlikte yapılacak olan bir tedavi, kişilerin ruhsal ve enerji durumunun da regüle edilmesini kapsamalıdır. Kısacası, artık insanların ruhsal ve enerji durumlarının da terapiye dahil edilmesi gerekmektedir.

    Tıbbın asıl hedefi hastaları iyileştirmek, diğer bir deyişle hastalıkların semptomlarını gidermek, rahatsızlıkları oluşturan faktörleri ortadan kaldırmak ve koruyucu hekimlik yaparak tam bir şifa sağlamak olmalıdır.

    İnsan bedeni, parçaları, organları ve hücreleri, biçim ve işlev bakımından bütünün hizmetinde bulunan organizmadır. Bedenimizde bu bütünlüğü sağlayan muhteşem sistem, 500.000 km. uzunluğundaki vejetatif sinir sistemidir.

    Modern tıptaki gelişmeler gerçekten baş döndürücü olmalarına rağmen ne yazık ki insanın bir bütün olduğu unutulmuştur. Laboratuvar testleri, US ve radyolojik incelemelerle konulacak tanılar ise sadece fonksiyonel bozuklukları ve morfolojik değişiklikleri göstermektedir.

    Son yıllarda modern tıptaki tanı ve tedavi sürecine psikosomatik faktörlerin dahil edilmesi olumlu bir gelişme olmasına rağmen, tamamlayıcı tıp açısından bakıldığında bu durum, bütünlükten hâlâ çok uzaktır. Modern tıptaki psikosomatik bakış açısı tamamlayıcı bir faktör olarak görünse de bütünleyici bir perspektiften yoksundur.

    İnsan bedenini daha kapsamlı bir perspektiften değerlendirmek gerekmektedir. Morfolojik bakış açısı fiziksel ve kimyasal doneleri içerirken, fonksiyonel bütünlük ve bakış açısı da olaya dahil edilmelidir. Söz konusu fonksiyonel bakış, enerji ve kibernetiği içermelidir.

    Terapide başarılı olmanın ana koşulu tanının doğru konulmasıdır. Bu süreçteki diyagnostik yaklaşım kişiye özel olmalı ve kişide meydana gelen değişikliklerin zamansal ilişkisi ile fonksiyonel yapı göz önünde bulundurulmalıdır.

    ülkemizde gazete veya dergileri elimize aldığımızda pek çok rahatsızlığa karşı mucize önerilerde bulunulduğunu görüyoruz. özellikle beslenme konusunda sağlık adına pek çok yanlışlar yapılıyor. Bir gün yanlış denilen şeylerin, birkaç gün sonra olağanüstü diye tanımlanmasına maalesef sık rastlıyoruz. çoğu kez kaynak diye gösterilen insanların hekim olmamaları, doğrular adına yapılan bolca yanlışların temel kaynağını oluşturmaktadır. Bilimsel altyapıdan yoksun olan bu durum, modern ve tamamlayıcı tıp ile gerçekten ilgilenenleri çok rahatsız eden bir konudur..

    Beslenme, insan sağlığı için son derece önemlidir. Ancak hastalıkların ortaya çıkış nedenleri ve oluşum mekanizmaları konusunda hiçbir altyapısı olmayan kişilerin, sağlık süvarileri olarak öne çıkıp, sanki hastalıklar tek bir faktöre indirgenebilirmiş gibi gazete sayfalarında çarşaf çarşaf ve TV’lerde saatlerce çeşitli önerilerde bulunmaları ve insanları yönlendirmeleri bilim adına kabul edilebilecek bir şey değildir.

    Neden Yanlış Yaşıyoruz, özellikle temel sağlık için gerekli olan sindirim sistemi hakkında bilmek durumunda olduklarımızı, kalp rahatsızlıklarından korunmanın rehberlik önerilerini, genç ve zinde kalmak için beslenme yöntemlerini ve Nöralterapi’nin, Anti Aging’deki yeri ve önemini,  tansiyon yüksekliği ve düşüklüğünde beslenme ve korunmanın rehberliğini, günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olan su ve tuzun önemini, son yıllarda tüketimi hat safhaya çıkan antidepresanlar yerine daha masum olan bach çiçekleri kullanımı hakkında önemli değerlendirmeleri ve 21. yüzyılın en büyük kâbusu gibi gösterilen kanser hastalığına tarihsel bir bakış açısını ve bu rahatsızlıktan nasıl korunulacağını konu edinmiştir. Kanser bir tanı ve yaşamın sonu değil. Ben, kanser tanısının beden için bir sarı kart olduğunu düşünüyorum. Bu uyarı çerçevesinde yaşamı elinize aldığınızda ise pek çokları tarafından biçilen ömürlerin doğru olmadığını gözlemliyorum. Kitapta, toplumsal olarak kanserin ne olduğunu, bu tanı karşısında nasıl davranmamız gerektiğini ve sosyal bir anlaşma süreci olan durumu korumanın temellerini bulmak mümkün olacaktır.

    Bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Bedende organsal bir hasar meydana geldikten sonra onu onarmak ve düzeltmeye çalışmak hem çok zahmetli hem de oldukça maliyetlidir. Aktif koruyucu hekimlik yaklaşımıyla, diğer bir adıyla tamamlayıcı tıp felsefesi kapsamındaki bakış ve özümsemeyle, hastalanmamak için gereken özeni göstermek gerekmektedir.

    Organizma, yaşam boyunca sürekli yenilenmektedir. Hücreler bölünür, olgunlaşır, belli bir yaşam süresi sonunda ölürler. Bu şekilde ergin bir insanda her gün yaklaşık 350 milyar hücre yeniden oluşmakta, bütünsel biçim, düzen ve işlev daima korunmaktadır.

    Bu kitap, sizlere en ciddi hastalık olarak bilinen kanser tanısında bile yalnız olmadığınızı hissettiren ve hastalığı kabul ettiğiniz an yaşamınızı kendi elinize alabilmenin olanaklarını sunan veya farkındalığını yaratan rehber niteliğinde bir kaynaklık etmektedir.

    Her hücre ve organın, tümüyle bir göreve yönelik yapısı ve işlevi vardır. Mide salgı hücresi ile bir karaciğer hücresi birbirinden çok farklıdır, bu da yine bir sinir hücresinden değişik yapıdadır. Bunların hiçbiri diğerinin görevini üstlenemez ama hepsi kusursuz bir ahenkle tüm organizmanın hizmetindedir.

    Bu üst düzey düzen bileşimi, kanser hastalığında bozulmuştur. Tekil kanser hücresi bütünsel düzenin dışına çıkar ve adeta kendi başlarına bir yaşam sürmeye başlarlar, bir diğer deyişle organizmanın aleyhine kendilerini özgürleştirirler, anarşistce büyümeye ve kendi başlarına buyruk, tekil yaşamaya çalışırlar.

    Oluşma, olgunlaşma ve yok olma sıralamasındaki gizemli denge kanser hastalığında ortadan kalkmaktadır. Yeni kanser hücreleri oluşturma faaliyeti hızlandırılmış şekilde gerçekleşmekte ama olgunlaşma diye bir safha artık neredeyse hiç olmamaktadır. Bu durumda kanser hücresinin ölümü, ancak beslenme zeminini ortadan kaldırmakla mümkündür.

    Kitabımın bu sınırlı sayfalarında kanser hastalığının tüm yanlarını ele almış olmak iddiasında değilim ancak bu rahatsızlıkta farklı bir pencere açmak istiyorum. 

    “Neden kanser oldum?”, “Neden ben?”  ve benzeri pek çok soruya yanıt bulmak istiyoruz. Bu neden ve niçin sorularını yanıtlamak, bize spekülatif, yararsız geliyor.

    Luther’in dediği gibi: “Yarın dünyanın sonunun geleceğini bilsem de, bugün bir elma ağacı dikerim.” Yani yaşadığımız sürece ayakta kalmaya devam edeceğimiz ve bir şeyler yapmayı sürdüreceğimiz kesindir. Yaşamdaki faaliyetimiz sürekli bir tohum ekmek ve biçmekten ibarettir. Hasadı başka bir mevsimde alabiliriz. O nedenle, geriye bakarak hastalığın zamansal nedenlerini araştırmaktansa, “Ne yapabilirim?”, “Kanser hastalığıyla uğraşımda bana ne gibi yeni gelişme olanakları verilmekte?” diye sormak ve bunların bilincine varmaya çalışmak ve sakin olmak daha anlamlı ve yararlı olacaktır.

    Daha önce Türkçe yayınlamış olduğum “Hayatı Keşfet”, “Anti Aging Yaşam Kılavuzu”, “Gerçek Detoks’u Keşfet” ve “Yarım Doktor Candan Eder-Unuttuğum Bedenim” kitaplarından sonra, genel bir rehberlik yapacak olan bu kaynağı sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

    önceki kitaplarımda da olduğu gibi koruyucu hekimliği, bir ana yaklaşım felsefesi olarak baz alan bu çalışma, “Yarım Doktor Candan Eder-Unuttuğum Bedenim” de olduğu gibi çözüm önerilerini de kapsamaktadır ve bu seri devam edecektir. Ağır metallerde kardiyolojik rahatsızlıklar ile dolaşım sistemi ve ağır metallerden arınma konusunda bir kaynak kitap hazırlığı içindeyim. En kısa zamanda bu yedinci kitabımla yeniden sizlerle buluşmayı planlıyorum.

    ümit ediyorum ki bu eser, bedeninizde henüz hasar oluşmadan veya fonksiyon bozuklukları kalıcı hasar bırakmadan yaşamınıza girer, sağlığınıza göstereceğiniz özenli ve özverili süreçte size destek olur.

    Sağlıklı ve mutlu bir gelecek adına kendinizi ve yaşamınızı önemseyin. Kendi sesinize ve içinizdeki çocuğun sesine kulak vererek yaşamınıza sahip çıkın. Sağlıklı kalmanın ve başarmanın ön koşulu bütünlük içinde kendinizi kabul etmeniz ve kendinizle barışık olmanızdır. Bu bütünlüğü kaybetmeyin. Keşke demeyi bırakıp bugünden sonra yaşamınızı sahiplenin. çünkü dün mazi oldu, yarının garantisi yok, bugününüzü dolu dolu yaşayın...

    Prof. Dr. Dr. med. Hüseyin NAZLIKUL

    Ağustos 2010 





    | 11588 okunma | 2010-08-23
    Bu konu ile ilgili doktora danış Facebook'ta paylaş Google'da paylaş Digg'te paylaş delicious içinde paylaş twitter içinde paylaş Favorilere Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır



    Yorum yapmak ister misiniz?
    Yorum Yapan : Misafir
    0 Yorum Yapilmis

     
     
     


    facebook AppDoktorlariz i takip et


    Doktorlariz.biz/com sitesindeki içerikler geneldir, kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için doğrudan kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin özel sağlık durumunuz için kullanılamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez