doktorlariz.biz logosu
Kayıtlı sağlık kurumu : 10.125
Toplam makale sayısı : 3248 | Çok Arananlar

Bunlarda ilginizi çekebilir

  • Grip mikrobundan korunmanın yolları!
    Soğuk algınlığı ve grip arasındaki fark ve korunma yöntemleri araştırı...(8144 Okunma)
  • Stresle mücadeleyi keşfet
    Stresin bedenimizin bağışıklık sistem kapasitesi üzerinde doğrudan ol...(2547 Okunma)
  • Stresle baş etmenin 25 etkili yolu
    ...(4351 Okunma)
  • Varisten kurtulmanın yolları!
    ...(5117 Okunma)
  • Bel ağrısından kurtulmanın yolları!
    ...(6332 Okunma)
  • Göbekten kurtulmanın yolları!
    ...(5465 Okunma)
  • Çocuğunuza sebze yedirmenin yeni yolları!
    ...(7248 Okunma)

  • Stresle baş etme yolları!

    Stresle baş etme yolları!Sağlığınızı etkilemesine izin vermeden siz onu yenin!

    Stres, günümüzde adeta ‘olmazsa olmaz’ hale geldi. Ancak stresin yarattığı olumsuz etki, etkisi kişiden kişiye değiştiği gibi meslekten mesleğe de değişiyor. Araştırmalar, gazeteciliğin en stresli mesleklerden biri olduğunu gösteriyor. Stres ise kişinin sağlığını olumsuz şekilde etkiliyor.

    Stres, kalbe zarar!
    Ciddi boyutlarda ve uzun süre devam eden stresin kalp sağlığı için zararlı olabildiğini belirten Kalp Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Seden Erten çelik, stresin başta bağışıklık sistemi olmak üzere kalp ve dolaşım sistemini de etkileyerek koroner arter hastalığı, hipertansiyon gibi kalp rahatsızlıklarına neden olabildiğini ifade ediyor ve şunları ekliyor:
    “Bu durum başta bağışıklık sistemini bozarak kişiyi her tür hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor. Bu olumsuzluklara; hareketsizlik, kötü beslenme, sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkların da eklenmesi kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Diğer stresli ve baskı altında çalışanlar gibi gazetecilerde de düzensiz beslenme, sigara kullanımı gibi olumsuz faktörlere, genetik yatkınlığın da eşlik etmesi kalp hastalıklarına yakalanmayı kaçınılmaz kılıyor.

    Yapılan çeşitli çalışmalarda iş stresi yoğun olan kişilerde, adrenalin seviyeleri normalden yüksek olarak bulunmuş Ağır stres durumunda vücutta adrenalin salgısı artışına bağlı olarak kan basıncı, kalp hızı ve kan şekerinde yükselmeler görülüyor. Bu yükselmelerin yanı sıra kanın pıhtılaşmasında da artış meydana geliyor. Bunların sonucunda da kalp krizi geçirme riski yükseliyor.”

    Hayatta stres yaratan durumları kontrol altına alınamıyorsa, stresle baş etme yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Klinik Psikologlarından Esra Başöz yoğun stres altında çalışanlar için önerilerde bulundu:

    1-Uzun süre aç kalmayın!
    Stresle baş etmede doğru beslenmenin de önemli bir rolü bulunuyor. Uzun süre aç kalan kişilerde, aç kalmaya bağlı olarak “hipoglisemi” denilen durum oluşuyor. Genel olarak kan şekerinin aşırı düşmesi olarak tanımlanabilen hipoglisemi, kişiyi strese yatkın bir hale getiriyor. Kaygı, baş ağrısı, baş dönmesi, titreme ve kalp aktivitesinde artma şeklinde belirti veren hipoglisemi, kişinin kendisini huzursuz ve sabırsız hissetmesine neden oluyor. Bu huzursuzluk ve sabırsızlık, kişinin normalde stres yaratıcı bir durum olarak algılamayacağı şeyleri bile stres yaratıcı durumlar olarak algılamalarına neden oluyor. Uzun süre aç kalmamak için çantanızda atıştırmalık yiyecekler bulundurmanız da yarar var.

    2-İş yeri stresine karşı küçük önlemler alın
    İş yerindeki stres, üzerinde durulması gereken, yaşam kalitesini ciddi düzeyde düşüren ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilen önemli bir sorun.  Bu yüzden çalışma stilleri ya da iş ilişkileriyle ilgili bazı değişiklikler yapılarak, iş hayatındaki stres kaynakları mümkün olduğunca azaltılmaya çalışılmalı. Bunlar, işleri planlayarak yapma, zamanı iyi kullanmaya çalışma, stres yaratan kararları ve işleri mümkünse erteleme, problem çözme becerilerini arttırma, duygusal paylaşımlarda bulunma ve psikolojik destek alma şeklinde olabilir.

    3- Yeterli uyku uyuyun ve spor yapın
    Stresli işlerde çalışanlar yeterli uyku uyuduklarından da emin olmalılar; çünkü uykusuzluk da kişinin yaşadığı stres düzeyini arttıran önemli bir faktör.
    Spor yapmak da stresle baş etmeyi kolaylaştırıyor. Yoga, meditasyon gibi gevşetici egzersizler stresle baş etmede çok etkili oldukları için tercih edilebilir.  İş dışında, işi tamamen akıldan çıkarabilecek bir hobi edinmek ve yeni bir şeyler öğrenmek de stresi azaltmak için oldukça yararlı.

    4-Strese yol açan besinlerden uzak durun
    Strese yol açan beslenme alışkanlıklarından vazgeçilmeli. Bazı besinler vücutta yorgunluğu ve sinirsel duyarlılığı arttırıp, stres tepkisini harekete geçiriyor ve strese dayanma gücünü azaltıyor. Bu besinlerin başında kahve geliyor. Aşırı kahve tüketimi kişinin kendini kaygılı, sinirli, huzursuz hissetmesine yol açabiliyor. Aşırı düzeyde çay, kola, çikolata ve kakao tüketen kişiler için de aynı durum söz konusu. Bu nedenle çay, kahve yerine papatya, melisa gibi rahatlatıcı etkiye sahip bitki çayları tercih edilebilir.

    5-Vücudunuzu vitaminsiz bırakmayın
    Kaygı, depresyon, uykusuzluk ve kalp-damar hastalıklarına yol açan B1, B5, B6 ve B2 vitaminlerinin eksikliği, aynı zamanda strese karşı toleransı ve bunlarla baş etme becerisini düşürüyor. Sürekli stres altında olan kişilerin kan tahlili yaptırarak bu vitaminlerin vücutlarında eksik olup olmadığına baktırmaları, doktorlarına danışmaları ve gerekliyse vitamin desteği alması gerekiyor.

    Habertürk sağlık ekibi



    Benim makalem (Bu nedir?)
    | 8521 okunma | 2010-01-09
    Bu konu ile ilgili doktora danış Facebook'ta paylaş Google'da paylaş Digg'te paylaş delicious içinde paylaş twitter içinde paylaş Favorilere Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır



    Yorum yapmak ister misiniz?
    Yorum Yapan : Misafir
    0 Yorum Yapilmis

     
     
     


    facebook AppDoktorlariz i takip et


    Doktorlariz.biz/com sitesindeki içerikler geneldir, kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için doğrudan kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin özel sağlık durumunuz için kullanılamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez